Aydınlanmak ve Bütünleşmek Nedir?

Sayfayı Yazdırın
send email
Aydınlanmak, sadece psişik ve medyumik yeteneklere sahip olmak, geçmişi ve geleceği görebilmek değildir. Her varlığın potansiyel olarak sahip olduğu bu yetiler gerçeğinize uyanma sürecinizde size ayak bağı da olabileceği gibi, bu yetilere sahip "uyanmamış" kişiler tarafından "aydınlanma" pazarının kemikleşmiş tüketicileri haline de gelebilirsiniz.

Biliniz ki, böyle bir durumda dahi her deneyim uygundur. Her deneyim, sizi onların içerdiği anlam yanılsamalarının ötesine taşımak ve kendinize yaklaştırmak adına oradadır.


Tüm bu yetiler sizin kendinize uyanış sürecinizde ortaya çıkabilecek sonuçlardır. Eğer bu yetiler sizin için bir hedef veya amaç haline gelmişse, sizi bir süre uğraştıracak ve egonuzun bu veçhesiyle yüzleşmek durumunda kalacaksınız demektir. Aydınlanmış bir varlık egonun tetiklediği dalgalanmalardan muaf değildir.

Aydınlanmışlığınız, an be an önünüze gelen şeye nasıl karşılık verdiğiniz, seçimlerinizi hangi bilinç konumundan yaptığınızla orantılıdır. Aydınlanmak ve bütünleşmek içiçe geçmiş bir süreçtir.

Aydın olan tarafınız farkındalığınızın ışığı ile görürken, şefkat ve kabul ile sarmalanmış dişil tarafınız kucaklar, içine alır.
Aydınlanma - Bütünleşme
Aydınlanmak sadece zihinsel bir farkındalığa sahip olmak demek değildir. Farkındalığınızın duyumsanışı "his-sezgi"kanalıyla ortaya çıkar, ki bu sizin dişil parçanızın en temel niteliğidir. Aslolan eril ve dişil doğanızın bütünleşmesi ve dengelenmesidir.

Sizi bu anlamda kendinize yaklaştıracak temel düstur basitliktir. Karmaşa sizi dualiteye gömmüşse, oradan çıkartacak olan şey de sadeliktir. Zihin ve duygu bedenlerinizde yaşanan karmaşa ile ancak bu sadelik konumunda yüzleşebilirsiniz. Tüm karmaşanın içinde farkındalığınızı ancak bu basitlik ve sadelik ölçüsünde keskin ve net kılabilirsiniz. Bu durum sizi çabasız, şefkat ve kabul duygularının hakim olduğu yola hizalar.

Evrende kayda değer değer tek bir anlam vardır. O da sizsiniz. Varlığınızın gerçeği, bir anlama haiz olan tek gerçektir. Diğer herşey ne kadar gerçekçi görünse dahi ikincildir ve yanılsamadır.

Aydınlanmak, asıl gerçeğinize (varlığınızın hakikatine) uyanma ve açılma sürecidir. Sizler doğal şartlarda, açılma ve çiçek-meyve verme potansiyeline sahip tohumlar gibisiniz. Fakat aynı doğal şartlar altında bu gerçeği an be an inkar ederek doğal olmayanı (yanılsamayı) yaratır ve gerçek kılar haldesiniz.

İhtiyacınız olan cevap ve içgörülere başka birisinin, sizden "daha aydın" birisinin sahip olduğu düşüncesi bir yanılgıdır.

İhtiyacınız olan şeye ulaşmak için belli bir yolu, yöntemi, metodu, düsturu izlemeniz gerektiği inancı bir yanılgıdır.

Bir şeye "ihtiyacınız olduğu" yanılgısı içindesiniz.

İhtiyaçsızlık hali, ihtiyaçlarınızın peşinde koşarak değil, "ihtiyaçlara" olan ihtiyacınızı farketmek ve bırakmakla ortaya çıkar.

İhtiyaçsızlık hali, ihtiyaç duyan ve ihtiyaçlardan beslenen insan parçanız için "ölüm" demektir.

Değerinizin tasdiklenmesi için hedeflerinizin olması ve onlara ulaşmanız gerekliliği bir yanılgıdır.

Kendi değerinize nedensizce sahip çıkmak, neden arayışı içinde olan insan parçanız için "ölüm" demektir.

Kendiniz olmanız için hiçbir nedene ihtiyacınız yok.

Fakat, nedensiz bir varoluş hali insan parçanıza ürkütücü, boş ve anlamsız gelir.

Sizi özgürleştirecek olan tek şey farkındalıktır. Saf farkındalık sizin asıl gerçeğinizdir.

Tüm anlam, neden, ihtiyaç, endişe ve beklenti yığınından özgürleşmek için onları değiştirip, dönüştürmeniz gerekmiyor.

Kendi üzerinizde psişik, enerjetik, metodik v.b. hiçbir işlem uygulamanıza gerek yoktur. Sizde yanlış olan, düzeltilmesi gereken hiçbir şey yoktur.

Değiştirilmesi, onarılması gerektiğini düşündüğünüz tüm şeyleri mevcut kılan, ilk planda varolmasını sağlayan şey, sizde birşeylerin yolunda olmadığı ve düzeltilmesi gerektiği inancıdır.

Eksiklik, ayrılık ve güçsüzlük inancıdır kabusunuzu gerçek kılan!

Ve tüm bunların farkındalığıdır sizi gerçek kılacak olan.

Görüp, yargısızca bırakma seçiminizdir sizi özgürleştirecek olan.

Çabalamak yerine, izin vermektir sizi asıl gerçeğinizle akışa hizalayacak olan.

Tek gerçek vardır, O da OLan.

Halil Gül
aryanon.blogspot.com

3 yorum:

  1. Aydınlanmaya şöyle de diyebiliriz belki: Yaşamın bir oyun olduğunu, bu oyunun içinde yaşadığımz sürece kalmak zorunda olduğumuzu, ancak oyun sahnesinde olmakla birlikte, artık oyun içind olmamayı başarabilmek. Oyun içinde, oyunda olmayan bir kanal olduğunu farkedip, o kanala geçmek ve evrensel kurallara göre ilerlemek. Oyundakilerle paralel ama aynı zamanda onlarla birlikte. Ama oyun kurallarımız farklı. Onlar dualitede mücadelelerini sürdürürken, aydınlanmış olanlar "fabrika ayarlarına geri dönüp" evrensel donanımlarıyla yaşamı olması gerektiği gibi sürdürüyorlar. İhtiyaçsızlığı hissettiğin her şeyin sana kolayca geliyor olması da Evren'in küçük bir muzipliği sadece. Aslında yaşam bu kadar basit. Akışa teslim ol, herşeyi geldiği şekliyle kabullen, mücadeleyi, direnmeyi bırak, bırak evren sana, senin için en iyi olanı getirsin, buna izin ver, önünü tıkama. Aslında tek yapmamaız gereken izin vermek. Hiç bir şey yapmamak. Ama dualitede o kadar mücadeleye alışmışız ki, hiç bir şey yapmamak, ne kadar zor geliyor. Herşeye müdahale ederek, önlem alarak, plan yaparak neler kaçırdığımızı bir bilsek. Herşey önümüzde bizimle buluşmak için bekliyor. Tek yapmamız gereken buna izin vermek.

    Sevgiler,

    Yavuz Güler

    YanıtlaSil
  2. Güzel bir tasvir...içindeki sözcüklerle doğru orantılı, sade ve basitliği ölçüsünde etkin bir ifade. Teşşekürler sevgili Yavuz.
    Halil

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazılarınızı nereden okuyabiliriz. Meraktayım ne oldu diye. Tüm siteleriniz kapanmış. Oysa ki zor zamanlar yaşayan kişiler için yazilariniz ferahlık veriyordu.

      Sil

 
^ Başa dön