Bilince ve Enerjiye Yön Veren Dinamikler

Sayfayı Yazdırın
send email
Bir süre ara vermiştik. Zira, kendimizi ifade ve bilincin genişleme ritmi normal insan yaşamımızdaki gibi doğrusal ve zaman döngüsüne bağlı değil. Böyle demişken, bizleri yönlendiren iki pusula imajı ortaya çıkıyor.

Birincisi:
Zaten aşina olduğumuz fakat üzerimizdeki kontrolünü farketmediğimiz zihin. Zihnin pusulası 4 yönü gösterir.

Güvenlik ve kontrol
Çaba
Hayatta kalma
Geçmiş veya gelecek


İnsan bu temeller üzerine inşa edilmiş bir gerçeklik düzleminde yaşar. Gerçekliğin hatları keskin çizgilerle belirlidir. Enerji ve çekim gücü bilincin düzeyine bağlı olarak son derece yoğun ve içine çekicidir. Yaşam mücadele, derin korkular, güvensizlik içinde geçer. Şimdiki halinizi belirleyen şey, bu dinamiklerle bir arada varolan geçmişinizin şimdiye taşıdığınız tüm yüküdür.

İkincisi:
Zihin tarafından keskin çizgilerle belirli olan bu gerçekliğin ötesindeki alanda konumlanmış bir pusuladır. O pusula, kayıp olduğunuzu fark ettiğiniz an size tek bir yönü gösterir. Sizi.

Size giden istikamette yol aldığınız zaman içinde, dünya üzerindeyken yaşam gerçekliğinize daha önce dahil etmediğiniz bazı ilahi özniteliklerinizle tanışma fırsatınız ortaya çıkar.

Bu süreç meydan okuyucu olabilir. Öyledir de. Zihin hapishanesinde yaşamaya alışmış ve koşullanmış bir varlık bulunduğu alanı terketmeye, bilinmeyenin sularına açılmaya korkar. Ve sürekli ödün vererek kendisini yaşamının her anı boyunca inkar eder.

Fakat bilincin ve enerjinin doğasında sürekli bir devinim vardır. Genişlemek ve yeni deneyimlere yelken açmak ister.
Zihnin yaptığı şey ise, enerjinin ve bilincin doğasını manipüle ederek onu bilinebilir, tanımlanabilir, güvenli bir forma dönüştürerek hapsetmektir. Bu niyetin temelinde yukarıda saydığımız korkular yatmaktadır. Bu hapsin içinde yaşar insan.

Gerçek doğası genişlemek olan devingen bir bilinci ve enerjiyi manipüle ederseniz ne olur?

Enerji çözüm aramaya başlar! Ve bunu yaparken de sizin ördüğünüz duvarları çatlatır, yerle bir eder. Her yeni duvar örme çabanızla kendinizi daha derinlere gömer ve gerçek özünüzden daha çok uzaklaşırsınız. Fakat enerji çözüm arayışlarına devam eder......daha şiddetlenerek.

Son cümledeki tanım yaşadığımız dönem için tanıdık geliyor mu?

Belki de şimdi kendi yaşam gerçekliğimize bu açıdan dürüstçe bakmanın zamanıdır.
Belki de şimdi tanımlamış olduğumuz ve kendi yarattığımız sınırları yıkmanın zamanıdır.

Dünyamızda neler olduğunu gözlemliyoruz ve kendi payımıza düşen nasibimizi alıyoruz. Haberlere göz attığınız zaman artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmadığını görüyoruz. Sosyal, politik, kültürel, geleneksel, dinsel, iklimsel tüm yapılar darbe alıyor ve dağılıyor.

Olmakta olan sevgili dostlar;
Dünyanın doğmakta olan yeni bilince kendisini uyumlamasından başka birşey değil. Yıllara yayılan bir süreç içinde alacakaranlık kuşağını yaşamaktayız. Fakat işin bu kısmını ana haber bültenlerinde duymazsınız. Haberler sizlere sınırlı insan bilincine sahip gücü ve kontrolü elinde tutanlar tarafından ve onların bakış açısıyla sunulur. Felaket haberleri ise her zaman için daha ilgi çekicidir. Sizi bir vakum gibi içine çeker. Haberleri sunanların yaklaşımları ise genellikle (bilinçli veya bilinçsiz) sizin bu ilginizi onlara yöneltmeniz için böyledir. Onları besleyen sizin ilginiz ve yönelttiğiniz dikkatinizdir. Ve farkında olmaksızın bilinçaltı düzeyde telkinlere maruz kalıp onları besleyen psişik bio organizmalar haline gelirsiniz.

Bu döngüden nasıl çıkarsınız? Çıkmak ister misiniz?

Doğru soruları sormak, doğru bakış açısını ve cevabı da bizlere sunar.
Şimdi lütfen kendinize sorun.

Beslenme kaynaklarınız neler? Duygusal, zihinsel ve ruhsal olarak sizi besleyen şeyler neler?
Tüm dışsal besin kaynaklarınız kopsa geriye ne kalırdı?
Yapma eyleminizin ardındaki güdü nedir?
Neden varsınız?
Gerçekte kimsiniz? Rollerinizin yaşam gerçeğinizi nasıl belirlediklerini görüyor musunuz?

Sizleri bu sorularla başbaşa bırakırken, eğer gerçekten bilmek istiyorsanız cevapların ortaya çıkacağına güvenmenizi hatırlatıyoruz. Onlar daha önce bakmadığınız şekillerde size geleceklerdir.

Halil Gül
aryanon.blogspot.com

0 yorum:

Yorum Gönder

 
^ Başa dön