Sadeliğe Açılan Kapı Ve Araçlar

Sayfayı Yazdırın
send email

arac kutusu
Spiritüel Araç Kutusu
 
Bu yazıda, bu güne kadar hakkında yazmış olduğum konulara pratik anlamda bir giriş yapabilmek adına kendim için faydasını gördüğüm bazı yöntemleri sizlerle paylaşacağım. Kendi uyanış sürecim esnasında teknikleri ve yöntemleri pek önemsememiş, hatta ayakbağı olabileceklerine dair bir dikkati hep tetikte tutmuşumdur. Yöntemlerin faydası olabileceği gerçeğini saklı tutmakla birlikte hepsinin temelde birer araç olduklarını vurgulamak isterim. Burada paylaşacaklarım benim için anlam ifade eden en sade yaklaşımlardır.

Nefesle gelen farkındalık

Sizlere önereceğim araçlardan en sade, en etkili, en çabasız olanı nefestir. Nefes an be an yeninin doğuşunu ve sürekliliğini sağlayan en saf ve en doğal işlemdir. Aldığınız nefes içinde yaşamın özünü barındırır. Bu özle temasa geçmek için bilinçli bir seçim yapmanız ve beklentisizce akışa uyumlanmanız, öze dokunmanıza vesile olacaktır.
Gün içinde bilinciniz çoğunlukla rüyanın yoğun katmanları içinde kayıptır ve duygu bedeniniz seçimlerinizi ve eylemlerinizi belirleyen bir kütle halinde yanıbaşınızdadır. Farkındalıkla aldığınız nefesler rüyanın katmanları arasından gerçek benliğinize bir geçiş yolu yaratır. Unutmayın, ne kadar boşsanız kendinize o kadar yer vardır. Nefes bu boşluğa açılan bir kanal yaratır ve oradan akan bilince (Size) yer verdiğiniz ölçüde rüya katmanları erimeye başlar ve nefes rüyanın içinde uyanmanıza araç olur.
Nefesin bir teknik olarak kullanıldığı uygulamalar da var. Ancak nefesin etkisi onu kullanmaya niyet eden bilincin seçimleri doğrultusundadır. Nefes kendi başına kullanıldığı zaman, içinde bulunan yaşam enerjisi (prana) nedeniyle zaten kendiliğinden birçok faydaya sahiptir. Fiziksel faydaları olduğu gibi, dengesiz haldeki birçok enerjiyi uyumlama etkisine de sahiptir. Fakat ben nefesi daha çok kendini, gerçek özünü bedenleme niyetiyle kullanıyorum. Gerçek olan bedenlendiğinde, diğer sonuçları sadece ve sadece yan etkileridir.
  • sağlıklı bir beden
  • arınmış bir zihin
  • çözülen ve dengeye gelen duygusal düğümler
  • net bir farkındalık
  • tazelik
Bunların hepsi ve daha birçoğu sadece sonuçlardır. Sonuç beklentisine odaklanarak yola çıkmayın. Beklentilerinizin farkına varın ve onlara nefes alın. Bırakın seçimleriniz nefesle gelen farkındalığınızdan kendileri tezahür etsinler. Yaşamınızın kontrolünü elinize almak zorunda değilsiniz. Kontrolü bıraktığınız zaman gerçek olanla yanılsama arasındaki duvarı yıkmış olursunuz.

Fırtınanın Merkezine Dalın

Bir diğer araç ise; Yaşadığınız deneyim ne olursa olsun, hayalkırıklığı, öfke, güvensizlik, umutsuzluk, çaresizlik, kıskançlık vs. gibi duygular içerisindeyken onun içine dalmaktır.
Deneyim anında yaşadıklarınızı fırtınaya kapılmak olarak sembolize edebiliriz. Yaşadığınız duygular sizi alıp sürükleyebilir. Bedeninizde basınç hissedebilirsiniz. Eğer yapabilecek birşeyiniz varsa çaresizce çıkış yolu ararken içinde bulunduğunuz enerjiyi dışa atmak için karşı tarafı acımasızca suçlar hatta zaman zaman şiddete başvurmayı dahi düşünebilirsiniz. Şiddetin fiziksel düzeyde olması gerekmez, "o kişiyi" zihninizde de şiddete maruz bırakabilirsiniz. Sadece düşüncelerinizi izleyin ve görün. "O kişinin" aslında kendi parçanız olduğunu görün.
Akan enerjiye direnç acıyı meydana getirir. Acı, yaşadığınız deneyimde akmasına izin vermediğiniz, önüne set çektiğiniz direnç duvarının sonucudur. Ve bu duvarın ardında "sizi" bekleyen birçok parçanız vardır. O duvarın ardı sizin bakmak istemediğiniz, bakmaktan korktuğunuz, hakkında çeşitli yargılara sahip olup dışladığınız kendi parçalarınızla doludur. İşte kendinizi bu duvarlarla bölersiniz.
İçinde bulunduğumuz dönemde gerek kollektif alanda gerekse de bireysel alanda olsun yaşanmakta olan çözülüm bu duvarın yıkılmakta oluşu ve insanlığın kendi karanlığı ile yüzleşmesidir. Birçok kaynakta buna kıyamet de denmiştir.
Şimdi, yaşadığınız duyguya bu farkındalıkla teslim olun. Onun sizi savurmasına izin verin. Ne kadar korkutucu görünürse görünsün o an kendinize sunmuş olduğunuz bu hediyeye, bu bütünleşme şansına teslim olun. Bırakın fırtınanın yarattığı hortum sizi savursun. Buna izin verebildiğiniz ölçüde farkındalık alanınıza giren yeni anlayışlar olacaktır;
  • Duyguyu yaşarken dahi halen orada olduğunuzu farkedeceksiniz.
  • İçinizde bundan etkilenmeyen bir "gören"i farkedeceksiniz. İçinizde olmakta olanı yargısızca izleyen bir "Siz" vardır.
Bu sizin hortumun merkezine yaklaştığınızın işaretidir. Bilirsiniz, hortum ne kadar kuvvetli olursa olsun merkezinde devinim yoktur. Merkezi sakindir. İçinizdeki "gören" siz acıya direnci bıraktıkça fırtınanın merkezindeki göz ile bakışmaya doğru yaklaşır.
O an yaşadığınız süreci hortumun çeperinden merkezine doğru yapılan bir yolculuğa benzetebiliriz. Bu güne kadar merkeze hiç yaklaşmadınız. Ondan korktunuz. Ancak seçiyorsanız şimdi varoluşunuzun farklı boyutlarına adım atma zamanıdır.
Duygu fırtınaları farkındalığınızı mevcut tuttuğunuz ölçüde yerini yavaşça tüm varlığınıza yayılan bir ışıkla, bilişle dolduracaktır. Hortumun merkezinde bir inançla karşılaşacaksınız. Bu inanç kendi hakkınızda sahip olduğunuz yanlış bir yargıdan oluşmuştur. Zamanın bir döneminde yaşamış olduğunuz deneyim sonucu kendini korumak üzere bir yargıya varmış ve kendisini küçük, çaresiz, güçsüz hissetmiş bir çocuk göreceksiniz.
Kendi parçanızı nefesinizle içinize alma, onu yuvaya kabul etme zamanıdır.
Bu izin verişle yapmış olduğunuz iki şey vardır.
  • İçinizdeki yargıyla, yaralı çocukla yüzleşmek,
  • Şimdiye kadar uzağında kaldığınız "Gerçek Siz"i bedenlemek.
Evet, bu durumda bir taşla iki kuş vurulur. Varlığınızın en uçta kalmış iki parçası göz göze gelir. Ve siz bu buluşmanın yaşandığı köprüsünüzdür aynı zamanda.
Cennet ve cehennemin, melek ile şeytanın, Tanrı ile insanın birleştiği merkez SİZ siniz.

Ve bu bir çözülmedir. Diğer parçalarınızı da bütünleşmeye, yuvaya çağıran bir seçimdir.

Kolay Yolu Seçmek

İçinizdeki her bir duygu düğümünü teker teker yaşamak zorunda değilsiniz. Seçim gücünüzü ve belirleyiciliğinizi hatırlayın. Kolay yolu seçin. Daha çok acı çekerek yürüdükçe daha kutsal olmazsınız. İçinizde köklenmiş karmik düğümleri bir ağaca benzetirsek, ağacın dallarını tek tek budamak zorunda değilsiniz. Kolay olmasını seçerek onu gövdesinden kesebilirsiniz. Ancak burada kullandığım bazı terimlere dikkatinizi çekmek isterim! Gövdeden kesmek deyimi bir anlamda ondan kurtulmak şeklinde çağrışım yapabilir. Kurtulmak istemek bir bölümünüzü dışlamak demektir. Oysaki SİZ kendinizin parçalarıyla bütünleşmek üzere koşulsuz kabul tutumuyla kolay yola girersiniz.
İnsan olmanın en temel özelliği hissetme yetisidir. Deneyimlerinizin barındırdığı idraklere hissederek ulaşırsınız. Hisler ve duygular yoluyla "biliş" yaşarsınız. Düşünce daha seyyaldir. Evrende düşünen varlıklar çoktur ancak düşündüğünü hisler yoluyla deneyimleyerek "bilen" sadece insandır.
Düşlediğimiz şeyi deneyimlemek için buradayız.
Hisler Yoluyla Kendinizle Buluşmak
Uzun zamandır sizlere duygularınızı bastırmanız öğretildi. Hissetme yetiniz, yani sizi siz yapan en temel özellik bastırıldı. Ve yaşamınızı düşüncelerle, inanç kalıplarıyla, kontrol mekanizmasıyla sürdürmeye çalıştınız. Bu yol sizi kendinizden uzaklaştırdığı gibi, özünüzden uzakta ve kopuk olma deneyiminin ne demek olduğunu yaşayarak "bildiniz"! Şimdi bu rüyadan uyanmayı ve gerçek halinize dönmeyi seçebilirsiniz. Çünkü oyunun bu şekli nihayete ermiş durumda.
Yaşamakta olduğunuz kaba, yoğun duygu skalası yukarıda bahsettiğim sürece girmenizle beraber, yerini daha latif, zaten mevcut olan ama daha önce hissetmenizin mümkün olmadığı hiselere, sezişlere açar. Bu hisler kendi içlerinde biliş barındırırlar. İzin vererek ve direkt deneyim yoluyla doğrudan bilişe bu şekilde ulaşırsınız. Bir kütüphane dolusu bilginin yazılı olduğu tüm anlayışları çok sade bir hissin-bilişin içine sığdırabilirsiniz.
Büyük bir ilim adamı olan Mevlana, Şems ile tanıştıktan sonra bu mana alemine adım atmış ve tüm kitaplarını dereye dökmüştür.
Anlık Farkındalıkla Gelen Hakimiyetiniz
Yaşamınız hayatı kaba düzeyde deneyimlemekten, içinizde olmakta olanın anlık farkındalığına doğru genişledikçe hayat sizin için daha kolay, daha akışkan hale gelecektir. Yoğun deneyimleriniz için neden oluşturan düşünceleri ve inanç kalıplarını henüz onlar düşünce ve duygu düzeyindeyken farketmeye başlayacak ve onların dışarıdan sert bir şekilde yansıyan deneyimler haline dönüşmeden yuvaya dönmelerine vesile olacaksınız.
Düşünceleriniz, henüz fırtınaya dönüşmemiş ve atmosferde salınmakta olan potansiyeller gibidir. Daha yüksek titreştikçe onlarla kaynağında buluşuyor olacaksınız. Ve gün geçtikçe yaşamınızın hakimiyetini (kontrolünü değil) elinize alacaksınız.
Bu seçimi yapıp yeni bir yükseliş spiraline girerken yalnız olmadığınızı bilin. Aynı seçimi yapmış ve yolu halihazırda yürümekte olan insanlar vardır. Ve unutmayın, hakimiyetinize ve uyanışınıza yönelik tüm seçimleriniz aynı zamanda bütüne yaptığınız en yüce hizmettir.
Halil Gül

4 yorum:

  1. kendimi farketmeye başladıgımda bu duyguların hepsini yaşadım benim anlayamadıgım bu kadar güçlü şeyler yaşarken bu boşluk nasıl oluştu

    YanıtlaSil
  2. Benim anlayışıma göre;
    İnsan bahsettiğin süreçten geçerken kendisini bu "güç" ile tanımlayabiliyor. Oysa güç bir illüzyondur. Ve her illüzyon zamanı gelince dağılır.

    Ruhsal güçler ise bir insanın elinden bırakmakta en çok zoranacağı güçlerdendir. Sen bırakmazsan, kendi özün olan "yüksek irade" onu bir şekilde elinden alır.

    Ve boşluğa düşersin....Oysaki boşluk bir yükseliştir. Kanatlarını devreye sokman için ihtiyacın olan atlayışı yaptığın yerdir.

    Boşlukta öldüğünü, birçok şeyi yitirdiğini sanırsın. Ancak diğer taraftan da yeniye doğmaktasındır. Tırtılın kelebeğe dönüşmesi gibi...

    Ben böyle hissediyorum..
    Sevgiyle kal...

    YanıtlaSil
  3. umarım öyledir içimdeki boşluk huzur verici ama bu benim alışık olmadıgım bir dinginlik ben duygurarımı en uç noktalarda yaşayan biriydim bu belirsizlik beni korkutuyor cevap verdiginiz için teşekürler
    tebesüm

    YanıtlaSil
  4. Umarım belirsizliğin yarattığı endişe yerini teslimiyet ve güven duygusuna bırakır.

    benden de tebessüm..:-))

    YanıtlaSil

 
^ Başa dön