Rachael'in Öyküsü

Sayfayı Yazdırın
send email


Tobias'dan Öyküler

Tanrısallığına Sahip Çık

Yükseliş Dizisi - 01 Eylül 2001

Rachael adında bir Işık İşçisi vardır. Ve Rachael adını verdiğimiz bu kişi….bu onun gerçek adı değildir ama o gerçek bir kişidir. O, aynı zamanda hepinizin bir bileşkesidir. O hepinizin parçalarını ve yanlarını temsil etmektedir. Biz Rachael’in öyküsünü, bugünün dersini anlamanıza yardımcı olması açısından anlatmaktayız.
Rachael, sizin gibi, Dünyaya geldi. O Dünya üzerinde daha önce bin-on hayat yaşamıştı – tekrar tekrar geri gelmeyi seven bazılarınızla kıyaslandığında, bu çok değildir. (kahkahalar) O, bin-on hayat yaşamış ve bu yaşamı da, son arınmaların yaşamı olarak seçmişti. Bu yaşamını, ya insan eliyle, ya da sizin deyiminizle Tanrı’nın eliyle Dünyanın sonunun getirileceği potansiyelinin var olduğunu bilerek seçmişti. Ama aynı zamanda biliyordu ki – çünkü rehberleri ve perdenin bizim yanındaki meleklerle uzun uzadıya konuşmuştu – bütün bunları atlatma potansiyelinin güçlü olduğunu, bu yıkım potansiyelinin, yükseliş potansiyeline, ilerleme potansiyeline dönüştürülebileceğini de biliyordu.


Hangisi gerçekleşirse gerçekleşsin, Rachael son arınmalar için bu yaşama gelmişti. Ve o çoğunuz gibiydi. Şöyle dedi, “Bu benim son yaşamım olacak. Dünyaya tekrar geri gelmeyeceğim.” Ve biz burada oturup da sizin yükseliş halinizle geri geldiğinizi görünce, şakalaşıp, gülüyoruz!


Şimdi, Rachael dediğimiz bu kişinin zor bir çocukluk dönemi olmuştu, çünkü annesi onu çok küçük bir yaşta terk etmişti. Babası sevecen olmaya çalışmıştı ama dört çocuğa bakmak onu bunaltmıştı. Onlara doğru düzgün bir destek sağlamak için o işinin arasında, bir de (ruhsal olarak) onları beslemek zamanını bulamıyordu, onun için de çocuklar çok zaman yalnız kaldılar. Dadının ne olduğunu bile bilmiyorlardı, çünkü ona verecek paraları yoktu. Rachael’in babası işteyken, o diğer kardeşlerinin bakımını üstlenmek için evde kalırdı. Ama daha da önemlisi, kendi içine dönebilmek, kendi oyunlarını yaratmak, kendi eğlencesini yaratmak, kendi ifade tarzlarını yaratmak için fırsatı değerlendirirdi.


Babası ona çok az yol gösterirdi. Aslında gençlik yıllarında gücenmeler bile olmuştu, çünkü aile parasal açıdan yeniden biraraya gelmeye başlamıştı. Onlar orta halli bir şehirde, orta halli komşuların olduğu, orta halli bir ev sahibi olabilmişti. Ama şimdi babaları, kaçırdığı şeyleri yakalamaya çalışıyordu. Geceleri çıkıyor ve kadın arkadaşları oluyordu. Çocukları ve Rachael ile az zaman geçiriyordu. Bundan dolayı da gerçekten çok öfke ve gücenmeler söz konusuydu.


Gençlik yıllarından geçip de yirmili yıllarına geldiğinde, Rachael babasından görmediği sevgiyi, başka erkeklerde aramaya başladı, ama bu ilişkiler pek iyi sonuçlanmadı. (Erkeklerden) hiç biri, içindeki bir şeyi tatmin edemiyordu. Çocukken meydana gelmiş bir şey vardı. İçsel bir çınlama meydana gelmişti. Habire ortaya çıkan bir iç ses vardı. Bu tatmin olmak gereksinimindeydi. Bunun bir eşe gereksinimi vardı. Yaşamının bu bölümünde, Rachael erkeklerle olan ilişkisinde aradı bu partnerliği.


Şimdi, o gerçekten çok akıllı olan, kendini-destekleyebilecek hale gelmek için üniversiteye giden biri oldu. Ve mezun olduktan sonra, ilişkileri yetersiz olduğu için kendini iş hayatına attı. Çok çalıştı. Büyük şirketlerde çok çalışarak, yükseldi. Ama tüm bu süre boyunca, içinde tatminsiz olan bir şey vardı. Söylediğimiz gibi, bunu ilişkilerde aradı, ama bu ilişkiler pek uzun sürmedi. Yaşamındaki erkeklerden çabuk bıkıyordu, çünkü onlar aradığı rolün yerini dolduramıyordu.


İşte oldukça başarılıydı. Otuzlu yılların başında kendi işini açtı ve bu da iyi gidiyordu, çünkü Rachael’in içinde bir dürtü ve bir ışık vardı. Ama yine de daha fazla bir şeylerin olması gerektiği, bir şeylerin eksik olduğu duygusu, hissi sürekli içini kemiriyordu.


Ve bir gün bir iş arkadaşı, Ruh denilen bu şeyden söz etti ona. Oh ve ışık işçisi Rachael buna hemen tepki verdi ve dini kurumlarla pek de ilgilenmediğini söyledi. Babası onu kiliseye göndermiş ve akrabalar ve arkadaşlar da kiliseye giderken onu beraberlerinde götürmüş ve onu kendi yanlarına çekmeye çalışmıştı. Onlar Rachael’in kendi gittikleri kiliselere kaydolmasına çalışmış, ama bunların hiç biri onu ilgilendirmemişti.


Ama şimdi, iş arkadaşıyla Ruh ve kendisi hakkında yaptığı tartışmalardan sonra, oldukça ilgilenir olmuştu. Kitaplar okumaya başlamıştı, çoğunuzun yaptığı gibi, ve toplantılara gitmeye başlamıştı. Uzun, çok uzun zaman sonra ilk kez içinden ışımaya başlamıştı.


Yolda giderken, bir koca da buldu, eğer bazılarınız bunu merak ediyorduysanız. Bir koca buldu ve birkaç tane de çocuğu oldu, ama bunu yapmasının nedenlerinden biri de, kendini yapmak zorunda hissetmesiydi. Bu sanki, insanların sahip olduğu programın bir parçasıymış gibi geldi ona. Böyle bir eşe sahip olmanın işi açısından önemli olduğunu düşünüyordu, böylece insanlar onun garip ya da farklı olduğunu düşünmeyeceklerdi.


Rachael bu spiritüel işlerin içine iyice daldı. Bunun derinine indikçe, kendini de daha fazla gördü ve çocukken kendi başına geçirdiği o zamanlarda…..o zamanlarda olmakta olan çok şeyin olduğunu gitgide farketti. (O zamanlar) Ruh’la iletişim içinde olduğunu farketti. Meleklerle konuştuğunu. Rehberlerini hissettiğini. O zamanlar olmakta olan o kadar çok şey vardı ki. Bu materyelleri okuyup araştırdıkça, bunları anımsadı.


Ama yine de, bu Yeni Çağ materyelleriyle bile bir çaresizlik hissetti. Çaresizlik hissediyordu, çünkü bunların hepsi bir süreliğine ona iyi geliyor ama yine de içinde hissettiği o arzuyu tatmin etmiyordu. Hala Tanrı’yla nasıl konuşacağını bilmiyordu. Tanıştığı onca harika insana rağmen, ve duyduğu onca harika sözlere rağmen, Ruh’la o derin, içsel bağa hala sahip değildi. Ruh hala anlaşılması zor, ele geçmez ve dışsal bir şeydi. İçerdeki jeton hala düşmemişti.


Yaratıcı olmakla ilgili tüm o sözleri duyuyordu, ve bir dereceye kadar da bunun ne anlama geldiğini zihninde anlamaya başlıyordu. Yaratıcı Dizisini okudu ve bunları çok değerli buldu. Ama yine de, ışık işçisi Rachael’in içini kemiren bir şey vardı. Hissetmek istiyordu. O her neyse, onunla olan bağlantıyı istiyordu. “Bu nedir?” diye geceleri merak ederdi. “Bu, uzak bir yerlerde olan Tanrı mıdır? Önceki rehberlerim midir? Melekler midir?” Bunu hissedemiyordu. Düşünebiliyor ama hissedemiyordu.


Sevgili Rachael’in kafası bu işlemle çok karışmıştı ve bu bağı çok derinden istiyordu, ve biz öte yanda oturmuş onu ve sizleri izliyorduk. Gözlerimiz yaşlarla dolmuştu, çünkü sizin niyetinizin ne kadar saf olduğunu en derin düzeylerden anlıyoruz. Arzunuz o kadar saf ki. İstediğiniz tek şey Ruh’un size dokunması ve Ruh’un sevgisinin farkında olmaktır. Bunu farkediyoruz. Dünyasal şeylerden hiç birini istemediğiniz dualarınıza kulak verdiğimizde, bunu farkediyoruz. Siz – çoğunuz – otuz ya da kırk yaş daha genç olmayı istemiyorsunuz. Bir Einstein’in beynine sahip olmak istemiyorsunuz. En derin, en derin dualarınız ve arzunuz ve isteğiniz, sadece Ruh’un size dokunmasıdır.


Şimdi, biz Rachael’i izliyoruz. Biz sizi izliyoruz. İlerleyişiniz üzerinde çok gayretle çalıştığınızı biliyoruz. Ama biz tek bir şey görüyoruz – ve bu son toplantımızdan bu yana bize çok açık gelmiştir, çok açık sevgili dostlar – bütün bu şeyler size olmaktadır. Şimdiye kadar hiç olmadığı bir biçimde, enerjiye ulaşmak imkanına sahipsiniz. Daha önce de söylediğim gibi, ikibin yıl önceki günlerimde bu şekilde biraraya gelip de, burada (şimdi) sahip olduğunuz enerjiye sahip olamazdık. Buna benzer bir şeye hiç sahip olmadık! Bunların hepsine ulaşabilirsiniz. Hatta yükseliş haline geçtiğinizi bile size bildirmemizi bizden istediniz. Yaratmak için araçlara sahipsiniz.


Oh evet, öğrenilecek ve anlaşılacak çok şey vardır. Ama bir adım daha ilerlemeden önce, ve ışık işçisi Rachael gerçek arzusuna kavuşmadan önce, her birinizin çok yakından bakması gereken ve içinizdeki en derin düzeyden bağlantı kurmanız gereken bir şey vardır. Sevgili dostlar, bu oldukça basittir. Burada bir hokus-pokus söz konusu değildir. Yapmanız gereken hiç bir şey yoktur. Yükseliş Dizisinin İkinci Dersi, “Tanrısallığına Sahip Çık”tır. TANRISALLIĞINA SAHİP ÇIK! Ona şu anda, hemen şimdi sahip çıkın.


Çeviri : Fevziye Peker
Derleme : Halil Gül

0 yorum:

Yorum Gönder

 
^ Başa dön