James'in Öyküsü

Sayfayı Yazdırın
send email


Tobias'dan Öyküler


Teşekkürü Kendine Et

Yaratıcı (Yaratan) Dizisi - 17 Haziran 2001


Biz kısa bir öykü anlatacağız. Biz bir erkeğin, bir ışık işçisinin, bir Shaumbra’nın öyküsünü anlatacağız. Bu, James adını verdiğimiz kişinin öyküsüdür.



James çoğunuz gibiydi. James bu yaşama, temizlik, son bir temizlik ve tamamlama için gelmişti. James, geçmişte de birlikte olduğu bir aile soyu seçmişti. Burada bir dakikalığına konunun dışına çıkmamıza izin verin.



Dünyada yeni bir beden ve yeni bir yaşam edinirken, ailenizi kesinlikle siz seçersiniz. Ama ulaşılır olan milyonlarca ve milyonlarca ailelere bakıp da “Ben bunu ya da şunu seçiyorum” demezsiniz. Bu, bu kadar da basit değildir. Geldiğiniz kan soyuna bir yakınlığınız vardır. Genellikle, geçmişte birlikte olduğunuz bir aileye geri dönmeyi seçersiniz.
Bir ülkeden ötekine, bir ırktan diğerine sıçradığına inanan kişiler vardır. Sevgili dostlar, bu o kadar da geçerli değildir. Siz kalıpları izleme eğilimindesinizdir. Geçmişte bir parçası olduğunuz aileleri izlersiniz. Kendi büyük büyük büyük babanız olabileceğinizi biliyor musunuz? Bu o kadar alışılmadık bir şey değildir, çünkü siz belli soylara, belli kan bağlarına geri gelmeyi seçersiniz. Bunun, şu anda ayrıntılarına girmeyeceğimiz, çok nedenleri vardır.
Kutsal Yazılarınızda, Dünya üzerindeki oniki kabile ve aileden söz eden öyküler vardır. Bunlar bir anlamda geçerli ve gerçektir. Bu oniki kabileden, belli bağlantılar türemiştir. Sizler, çok yakın yıllara kadar bu bağlantıların içinde kalmak eğiliminde oldunuz. Aşağı yukarı 50 yıl öncesine kadar, oldukça sıkı kan bağları içinde kalmak, alışılmış bir şeydi. Bu şimdi değişmektedir ve değişmesinin de çok nedenleri vardır. Şimdi bunu tartışarak değerli zamanımızdan almak istemiyoruz. Ama aynı ailesel kalıplar içinde kalmak eğiliminde olduğunuzu anlayın. Onun için kendi genlerinize hayranlık dıyarsınız. Aile ağacınızda, kendinizi birkaç kez bulabilirsiniz! :-)


Şimdi, James Dünya üzerinde bir yaşam daha seçmekteydi. Daha önce birlikte olduğu bir aile seçti. Oldukça aşina olduğu bir soy seçti. ( “aile ve “aşina” sözcüklerinin arkasında yatan ortak enerjiyi fark edin.) (çvr. aile = family, aşina, tanıdık = familiar) Dünyadaki bu yaşamına, çok sıkı ve çok sert bir baba seçerek geldi. Babası katı-kalpliydi.



James bu yaşamına, sevecen ama zayıf bir anneyi seçerek geldi. Tekrarlıyoruz, bu dersin arkasında yatan enerjiye bakarsanız, gözünüze çarpandan çok daha fazlası olduğunu görürsünüz. Kontolü ve disiplini elinde tutan, talepkar ve katı bir baba. Az sevgi veren, ama çok kurallar, prensipler veren bir baba. Sevecen ama korkan bir anne….babanın bu eril enerjisinden korkan bir anne. Yüreğini tam olarak açmaktan korkan bir anne. Anne zayıftı.



James büyüyüp de ergenlik yaşına geldiğinde, bu sıkı baba enerjisinden hemen uzaklaşmak istediğini farketti. Çünkü bu aynı zamanda, hiç bir bağ kuramadığı kiliseye gitmesini de talep eden bir enerjiydi. Bu kiliseye hiç bir yakınlık duymuyordu. Çünkü o bu kilisede, sert bir Baba, kötü bir Baba, yargılayıcı bir Baba, ve cezalandıran bir Babayı öğreniyordu. Tanrı’nın bu şekilde olduğunu öğreniyordu. Baba olan Tanrı’nın. Kinci, kızgın, anında parlayan, acımasız ve sıkı. Onun öğrendiği buydu. Bunu, sıkı bir eril enerji tarafından kontrol edilen, seçtiği biyolojik ailede öğreniyordu.



Ergenlik yaşına geldiğinde, ailesini hemen terk etti. Hemen terk etti ve kendi başına bir yolculuğa başladı, çünkü bu yaşamını şifalandırması gerektiğini, ruhsal düzeyinde biliyordu. Kendini ve geçmişini şifalandırması gerektiğini biliyordu, ama tüm aile soyunun karmasını da şifalandırması gerektiğini bilinçaltında biliyordu.



Oh ve bildiğiniz gibi James, hepsi de onu yeni düzeylere çıkartan, hepsi de ona iyi hizmet eden birçok farklı şeyleri ve birçok farklı düşünce okullarını denedi. Ama yaşamında hala çok zorluklar vardı. İlişkilerle ilgili zorluklar vardı.Yaşamındaki kadınlara kalbini nasıl açacağını pek bilemiyordu. Dişi enerjiyle nasıl bir ilişki kuracağını bilemiyordu, çünkü gördüğü örnek zayıftı. Annesinden bildiği dişi enerji, sevgisini zar zor ve yetersiz bir biçimde ifade edebiliyordu. James diğer kadınlarda sevgiyi bulmaya çalışıyor ama bununla nasıl başa çıkacağını bilemiyordu. Bu öyküde, göze çarpandan çok daha fazlası vardır, sevgili dostlar.



James sonunda, sevgisini ifade edebilen ama kendi doğrusunda da durabilen bir kadın buldu. O, eril ve dişilin sağlıklı bir dengesine sahipti. Ama James çocuk istemiyordu. Başka bir insanın da, kendisinin çektiği acılardan geçmesini istemiyordu. Böylece o bir seçim yaptı ve karısı da bu yaşamda çocuk sahibi olmamayı kabul etti.



Arayışa birlikte çıktılar. Birçok sınıflara gittiler. Birçok gruba dahil oldular ve yol üstünde çok şey öğrendiler. Ama yine de, dertlerinin çoğu devam etmekteydi. James’in yaşamında bolluk sorunları vardı. Bir işte tutunma sorunları vardı. Ve karısıyla olan ilişkisi olgunlaşıp da eskimeye yüz tuttuğunda, onunla, yani bu dişil enerjiyle ilişki kurmak sorun oldu. Kendi kendine, derin düşüncelere dalarak, onu pek de fazla anlamayan, ama yapmayı bildiği tek şey bu olduğu için, Baba olan Tanrıyla konuşarak çok zaman geçirdi. Acımasız ve kızgın olduğunu öğrendiği bu Tanrı Babayla konuşarak çok zaman geçirdi. Ama Ruhla başka nasıl bir ilişki kurulur, bilmiyordu. Ruh hep Baba enerjisi olagelmişti.
Çok mücadelelerden ve öğrenimlerden ve zorluklardan sonra, bir noktada James Kırmızı Çemberin materyelini okumaya başladı. Aile enerjisiyle bir bağlantı kurmaya başladı. Öncelikle, neden Dünyada bulunduğunu anlamaya başladı. James’in yaşamı yeni bir anlama sahip olmaya başlıyordu. Oh ve kesinlikle, eski yöntemlerin çoğunu bırakmak zordu. Ama neden burada bulunduğunun yeni anlayışlarına gelmeye başlamıştı.


Yaşamında bazı iyi şeyler olmaya başlamıştı. James her zaman takdir eden bir insan olmuştu ve her zaman oturup, Baba olan Tanrı’ya ve Meleklere ve Rehberlerine şükranlarını ve dualarını sunardı. Ama sonra, çoğunuzun deneyimlediği gibi, sanki o zor günler yine geri gelmiş gibi olurdu.



Kırmızı Çemberin derslerini gayretle çalışan James, bir gün işine gitti ve büyük bir zam aldı. Hiç ortada yokken, ona büyük bir zam yapılmıştı. Mutlu olmuştu ve kendi kendine şöyle dedi, “Bu gerçekten işe yaramaya başladı. Ben gerçekten bir yaratıcı olmaya başladım, Ben gerçekten tezahür ettirmeyi öğreniyorum, yaşamımda olan şu şeylere bir bak!”



James o gece evine gitti, meditasyon odasına girdi, kapıyı kapattı, mumları ve tütsüleri yaktı, ve kristalleri parlattı. Tüm söylediğimiz şeylere rağmen, o bunları hala tutuyordu. James dua etti ve şükretti ve şöyle dedi, “Sevgili Baba, işimde gelen takdir ve zam armağanı için sana teşekkür ederim, çünkü şimdi artık faturalarımı zamanında ödeyebilecek bolluğa sahip olacağım. Şimdi sevgili karıma, her zaman vermeyi istediğim bazı şeyleri alabilmek bolluğuna sahip olacağım.” James devam etti, “Sevgili melekler, sevgili melekler, bunu ayarladığınız için size teşekkür ederim. Ve ah evet, sevgili koşucular, sizi daha pek anlamıyorum ama yarattıklarımı sağladığınızı anlıyorum. Size teşekkür ederim. Mutluyum ve öğreniyorum. Ben bir yaratıcı olmayı öğreniyorum. Yaşamımda daha fazla bolluk yaratıyorum.”
Ve Kral ve Kraliçe ve rehberler ve melekler ve koşucular tarafından temsil edilen Ruh ve hepsi bunu duyabiliyordu. Çünkü onlar sizin bütün sözcüklerinizi duyarlar. Ve onlar gülüp, kafalarını kaşıyorlardı. Ve evet, Ben, Tobias’da oradaydım. Ben de şaşkına dönmüştüm ve “James neden Ruha, meleklere ve rehberlere, pek de anlamadığı ve hatta korktuğu bir Tanrı Babaya paye vermekte. James neden kendi başarıları için başkalarına paye vermekte? Bizim güzellikleri, iyilikleri, ortada hiç bir neden yokken, Shaumbra’ya öylesine sadaka gibi dağıttığımızı mı sanmakta?” diye düşündüm.
Ve biz güldük ve eğlendik ve dedik ki, “Derslerden birinde aileye bundan söz etmeliyiz. Bu, en önemli derslerden biri haline gelecektir. Biz James’e ve her birine – teşekkürü kendinize edin – diyeceğiz.”


Çeviri : Fevziye Peker

Derleme : Halil Gül

0 yorum:

Yorum Gönder

 
^ Başa dön