Blog Hakkında

Sayfayı Yazdırın
send email

Ben'im Yolu'na Hoşgeldiniz. Buradaki yazılar, çoğunlukla kendi yazılarım ve birkaç da başka kaynaklardan edindiğim alıntılar olarak iki bölümden oluşuyor.

Kendime ve yaşama dair farkındalığımı paylaştığım, an be an değişmekte, genişlemekte olan, kendi yarattığı sınırları farkeden, yaşadığı zorlukları ve açılımları paylaşan, zaman zaman kendi öz BEN'liğine kanal olan ve kendisini sürekli yeniden tanıyan bir BEN'in uzantısını bulacaksınız burada.

Yazılarım periyodik bir düzene sahip değil, bazen bir günde birkaç yazı akarken, bazen de burası bir süre kendi sessizliğinde kalıyor.

Yeni bir uygulama başlatarak, Ben'im Yolu Haber Bülteni Üyelik Sistemini devreye soktum. Böylelikle yazılarımı takip eden ve etmek isteyen dostlara e posta listesi oluşturarak yenilikleri ve yeni yazıları ulaştırmak, daha rahat bir seçenek olarak ortaya çıktı.

Bu seçenek ilginizi çekerse, sayfanın en alt kısmında gördüğünüz Haber Bülteni Üyeliği boşluğuna eposta adresinizi girerek, size gelen aktivasyon mailini onaylayıp üyeliğinizi başlatabilirsiniz.

İlgili olduğum konular bağlamında oluşturduğum Ben'im Yolu arama Motoru'ndan faydalanabilirsiniz.

Yazılara ilginizi çeken etiket kategorilerinden de ulaşabilirsiniz.

İlham veren ve derinlerde bir yere dokunduğunu hissettiğim Tobias Öykülerini ise derleyerek, içeriklerine göre sınıflandırdım. Yukarıdaki menüden ulaşabilirsiniz.

Okuduklarınız ile ilgili yorumlarınızı yazıların sonundaki "yorum formunu" kullanarak paylaşabilirsiniz.

Ayrıca, Özlem ve benim ortak alanımız olan Kendinedoğru sitemizi de ziyaret edebilir, arzu ederseniz üye olarak buradaki yazılarımdan derlediğim Pırıltılar kitabımı PDF formatında ücretsiz olarak indirebilirsiniz.

Yazılarımı içeriklerini değiştirmeksizin alıntı yapmakta serbestsiniz. Ancak kaynak belirtmeyi lütfen unutmayınız.

Hoşça zaman geçirmenizi dilerim.

Sevgiyle

Halil Gül

22 yorum:

  1. kabala ile ilgili bir kelimeyi ararken buldum burayı.Bir kaç gündür inanılmaz bir keyif ve merakla okuyorum.Hele müzikler...Çok ilginç bir dönemde karşılaştım blogunuzla.Kendi kendime yol almaya,el yordamı ile kendimi keşfetmeye başladığım ve daha birkaç gün önce inanılmaz bir deneyimle sakinleştiğim artık eskisi gibi algılamadığım-dünyanın-bir dönemin içindeyken buraya gelmek pek güzel oldu:)Etrafa yaydığınız huzur için teşekkür ediyorum...

    YanıtlaSil
  2. Tesekkur ederim. Boyle bir yansima almak, yazmis oldugunuz seylere vesile olmus olmak guzel bir duygu. Sevgiyle...

    YanıtlaSil
  3. Selamlar...Şambra olduğumu farkedeli olmuştu epey, ama idrak etmek bugünlere denk düştü!Şambra ve Tobias'la ilgili başkalarının yazılarını ararken, seni buldum. Bir başka ben'le karşılaşmanın tatlı keyfindeyim.Teşekkür ederim;hem sana, hem bana...

    YanıtlaSil
  4. Benden de hem sana hem bana tesekkurler Sibel :-)

    YanıtlaSil
  5. Sevgili dostum ,yeni okuma fırsatı buldum köşeni ,arkadaşlarımın yazılarını ve mesajlarını okurken elimde olmadan çok ağlıyorum, hepinize ADANA dan kucaklar dolusu sevgiler bilrsin tanımsız bir bağ ,,,şambra arkadaşlarımla görüşmeyi çok arzu ediyorum,,sanada kolaylıklar diliyorum...

    YanıtlaSil
  6. Yazını okurken gözyaşlarındaki duyguyu hissettim. Hiçbirimiz yalnız değiliz sevgili dost. Hatta şöyle diyeyim sana; kalabalıklar içinde yalnızlığında keşfettiğin bütünlüğünle yürümek için buradasın. Ve bundan daha güçlendirici, seni sana daha yaklaştıran birşey yok. sevgiyle...

    YanıtlaSil
  7. Kendini ifade edebilen insanların siteleri daha da çoğalır umarım. Aklınıza, yüreğinize sağlık.

    www.aymavisi.org

    YanıtlaSil
  8. internette bugüne kadar rastladığım en güzel şey.bu yer tam bana göre.

    YanıtlaSil
  9. Aymavisi-
    Teşekkürler. Umarım öyle olur:-)

    RamazanYavuz-
    Teşekkürler Ramazan. Umarım kendinle bütünlüğün yolunda burası bir vesile olur.

    YanıtlaSil
  10. Üstadım;

    Siz nerede yaşarsınız,gelip feyz almak isterim.

    YanıtlaSil
  11. bu siteye her gelişimde boş geliyorum,düdüklü tencere gibi gidiyorum:))

    YanıtlaSil
  12. bu blog bence artık siteye dönüşmeli diye düşünürken farkettim ki burası siteler gibi genel olamayacak kadar özel bir yer.

    ne kadar teşekkür etsem azdır,içime dönmemi o kadar kolaylaştırdınız ki anlatamam,kendi kendime başarması güç olabiliyor dünya hallerine kapılıp.şimdi çok iyiyim.

    çok iyiyim.

    YanıtlaSil
  13. Sevgili Ramazan,
    Yazılarımdan akan enerjinin sana dokunmuş olması hoşuma gitti. Ancak, yazdığım şeyler farklı konulara değinse de hepsinde ortak olan bir anlayış var ki o da, insanlara aradıkları şeyin gerçekte kendi içlerinde olduğunu sürekli işaret ediyor olmam.

    Yazılarımla insanlara kendi özleriyle nasıl temas kuracaklarına dair ilham vermeye, kendileri ile buluşmalarına vesile olmaya niyet ettim. Bu anlamda, beni fiziksel olarak görmen birşeyi değiştirmeyecek.

    Sözcükler, dokunuş, görüş belli bir düzeyde biraraya gelmiş olmak demekken, kalp ve anlayış düzeyinde bir dokunuş tüm bunların ötesindedir. Orada zaten ayrılık yoktur. Orası hepimizin ait olduğu ortak özdür.

    Orada buluşmak dileğimle:-))

    Not: Tüm bunların yanında, şimdilik düşünce boyutunda olsa da, yakın gelecekte pratik ve atölye çalışmaları yapma niyetim var. Eğer bu düşünce hayata geçerse burada zaten bahsederim.

    Sevgiler....

    YanıtlaSil
  14. 1929 krizinin kurtarıcı gözüyle bakılan jiddu krishnamurti'de lideri olduğu doğu yıldızı örgütünü dağıtma kararı aldığında şaşkınlık yaratmıştı.
    gerekçe çok netti:kurtuluş bireyseldir.

    özetle;

    there's no teacher,no pupil,there is no leader.
    you're teacher,pupil,you're the leader,you're everything.

    YanıtlaSil
  15. Sevgili Ramazan,

    Soruna cevap vermeyi unutmuşum...Datça'da yaşıyorum. Bir süre önce İstanbul'daki hayatımı buraya taşıdım.

    Sevgiyle kal....

    YanıtlaSil
  16. "kurtuluş bireyseldir" Buna şapka çıkarılır. Ancak,tutsak olduğumuz düşüncesinin de bir illüzyon olduğunu anladığımızda kurtuluruz. Ahh ironiler bazen ne hoş:-))

    YanıtlaSil
  17. Geç keşfettiğim, bundada bir hayır vardır diye kendimi rahatlattığım, mutluluk veren ve mutlaka alan site sahibine teşekkürler.

    evet, insanın aradığı şey kendi içindedir. Zaten bu yolda ilerlerken bizi yürüten de özümüz değil midir? Aslında sır da tüm evren de burada. Bu gücü keşfedince değişime uğramak kaçınılmaz. Kişi,değiştikçe dönüşür, dönüştükçe değişir.Sevgiyle

    Gülsen

    YanıtlaSil
  18. Evet Gülsen, insan her kendisiyle iletisimin yansımalarını alıyor hayatta. Kendinden birsey yansıdıgı için boyle hissediyorsun.

    Ben de senden bana yansiyana tesekkur ediyorum....sevgiler

    YanıtlaSil
  19. diliyorum ki; hepimiz kendi özümüzün lisanını duyar, dinler, anlamlandırır ve bütünleşiriz..
    yolumuz hep aydınlık olsun..
    sevgiyle
    Gülsen

    YanıtlaSil
  20. merhaba halil bey yazılarınızı bende dün denk geldim aslında tesadüfte olmayan bu durum beni çok şaşırtmadı bir yazınız çok dikkatimi çekti uyanış ta belirttiğinizi algılayabiliyorum insanın kendini keşfetmesi içinde ruhu yaradanı hissetmesi mükemmel bi duygu yalnız beni şaşırtan uyanmakta olan insanlara bir mektup yazınız oldu burda bahsettiğiniz her insanın bir melek olması mı ? insansı melek varlıklar dan bahsetmişsiniz gerçekte her insan bir melekmi merak ediyorum açıklama yaparsanız çok sevinirim..

    YanıtlaSil
  21. Sevgili Sedef öncelikle, bahsetmiş olduğun yazı benim değil, Tobias adlı bir varlık tarafından aktarılmıştır.
    Fakat bu soruya söyleyebilecek birkaç şeyim var. Bizlere böyle söylendiği için, öyle olduğuna inanmamız gerekmiyor. Bu hissel bir biliştir. Zira her birimiz ÖZümüzde bir melek olmaktan daha fazlasını barındırıyoruz. İlk yaratıcının kendi özünü, gerçek nüvesini oluşturan niteliklerin hepsine haiziz. Ancak, insan dünya gerçekliğinin ağır algı katmanları arasında öylesine kapanmıştır ki, gerçek anlamda kim olduğunu unutup bu özsel niteliklerinden uzaklaşmıştır.
    Burada ve benzeri yerlerde tüm yazılıp çizilenler, yapılan tüm çalışmalar bu özsel niteliklerimizi yeniden hatırlamak, bedenlemek ve içselleştirmek üzerinedir.
    Bu sorunun cevabı kendi deneyimlerimizle gelen bilişlerle kendiliğinden ortaya çıkabilir. Ve alınan cevap bir başkasından gelen teorik bir bilgi olmaktan ziyade, bu şekliyle doğrudan bilinip, hissedilebilinir.
    Hep derler ya, "cevaplar içinizdedir" diye. İçten çıkan bu cevaplar çoğu zaman insani ve zihinsel beklentilerimizle uyuşmayabilirler. Hatta, hislerle gelen gerçek bilişler insan parçamızı korku ve karmaşaya da sürükleyebilirler. Evet, aslında bu sorunun cevabı O'nu içselleştirme süreciyle bağlantılıdır.
    fakat basitçe şunu eklemek isterim; Evet, her birimiz özümüzde birer meleğiz..fakat melek omanın ötesine geçip bilinci genişletmek, kendi potansiyellerimizin sonsuzluğunu keşfetmek adına bu kimlikten de sıyrılabimeyi seçmiş varlıklarız.
    Dünya gerçekliği dediğimiz bu bilinmeyen ve riskli sulara yelken açabilen bir melek, melek olmanın ötesine geçmeyi seçmiş, Tanrısal özünü bilinmeyenin sınırsızlığına genişletmeyi seçmiş yürekli bir varlıktır.
    Sorunun cevabını maksatlı olarak evet-hayır sınırlılığından öteye taşıyarak açıyorum ki;
    Bizlerin ÖZde bir kimlik değil, saf bilinç olduğumuz ve kimlikler vasıtasıyla asıl soru olan "ben kimim?" in cevabını deneyimlediğimiz de anlaşılabilsin.
    Okuduğun yazı, içinde beliren soru ve bu cevap bir şekilde senden sana yansıyan bir şeydir.
    sevgiyle kal...
    Halil

    YanıtlaSil

 
^ Başa dön