Zamansız Gerçekler

Sayfayı Yazdırın
send email
Aşağıda, zamansız gerçeklere dair hislerimi zaman, mekan ve sözcükler arasına sıkıştırdım.
  • Tanrı ve Sen ayrı varlıklar değil, bir bütündür
  • O hep seninleydi. Ayrı ve kopuk olduğuna olan inancın, şu an algıladığın ve "gerçeklik" olarak gördüğün yanılsamayı yarattı
  • Sen O'nun aynadaki yansımasısın. O aynada seni görür. Sen aynaya baktığında, O'nu görmeni ister
  • Zaman ve Mekan bu yanılsamanın sahnelenmesi için yaratmış olduğun bir platformdur
  • Yanılsamanın farkına vardığında Madde, Zaman ve Mekan çözülmeye başlar. Senin üzerindeki hükmü kalkar.
  • Madde, şekil ve düzlem sen nasıl görüyorsan, nasıl görmeye şartlanmışsan ona göre biçimlenir
  • Maddeyi ve gerçekliği yaratan bilinçtir ve seçimdir. Bilinç alanına arınmış gözlerle bak, nasıl işlediğini göreceksin
  • Sen herşeyi kapsayan, herşeyin içinde ve dışında olan, olanın olabilmesi için zemin oluşturan tanımsız olansın
  • Dualite çok yoğun bir itim-çekim alanıdır. Şimdi'ye kadar bu alanda kayıptın. Şimdi uyanabilirsin.
  • Varlığının özü koşulsuz sevginin, huzurun, zihinsel berraklığın yayıldığı alandır
  • Mutlu, huzurlu, tatmin olman için yapman gereken hiçbir şey yoktur. Zaten öyle olduğunu bil
  • Bu uğurda yapman gerekenlere dair önüne hep bir havuç kondu. O havuç, peşinden koşturmuş olduğun içi boş bir yanılsamadır
  • Şu an herşey olması gereken yerinde ve şekildedir. Herşey özgür iradenin bir yansıması olarak şekillenmektedir
  • Dışarıda yaşanıyor görünen savaş, insanın kendi içsel savaşının tezahür etmiş halidir
  • Öğrenerek kendine katacağın bir artı değer yok. Bedende iken hatırlamak tüm potansiyelini özgürce ifade edeceğin doğal ve kendiliğinden biliş halini açığa çıkarır
  • Geçmişin, şimdiki halini belirleyen deneyimlerin sonuçlarından edinmiş olduğun anlayışlar bütünüdür. Geleceğini belirleyen ise aynı anlayışların zincirleme reaksiyonudur. Anlayışın korku tohumları üzerine inşa edilmişse, gelecekte aynı döngüyü farklı şekillerde yaratmaya devam edersin. Bu lineer (doğrusal) varoluş boyutu seni zaman ve mekan kıskacında tutar. Zihnin ikilci doğasında varolan bu etki-tepki sürekliliği, varlığının gerçek doğasını farketmene engel olan bir perde, bir frekans boyutudur.
  • Kader denen şey, varlığının bu boyuttaki parçasının hatırlayış yolculuğu için senin bütünü gören veçhen tarafından çizilmiş bir hayat planıdır. Varlığının bütünlüğüne uyandığında ise kendi yolunu çizeceğin kalemi eline almış olursun. O veçhen sana "iner". Bu inişe "yükseliş" de denir.
  • Rüyadan uyandığında, tüm olmuş olanın ve olmakta olanın kendi fırça darbelerinle yaratmış olduğun çok boyutlu bir resim olduğunu farkedersin. Resimdeki her unsur senden bir öz taşır. Herşey sensindir.
  • Sevgi, tüm varoluşu bir arada tutan bağdır. Kendini sevmek hiç bir koşula bağlı değildir. Kendini seven herşeyi sever, kendini bilen O'nu bilir. Bu biliş, oluşla gelir.
  • İç ve dış diye birşey yoktur. Herşey bir bütündür.
  • Spiritüel, ruhsal bilgi ve uygulamalar sana haz verebilir, yolu gösterebilir. Ancak Olan'ın kendisi değillerdir. Onları işaret levhaları olarak gör ve yoluna devam et. Yol kendine çıkar. Kendine ulaştığında ise ruh ve madde ayrımı kalmaz.
  • Senden daha yüce veya daha aşağı ne bir öğreti ne de bir varlık yoktur. Farklı anlayış ve farkındalık düzeyleri vardır. Kimse ile kıyaslanmayacak ölçüde kendine has, tamamen özgün bir varlıksın.
  • Seni sınırlı tutan şey, öyle olduğuna dair inançlarından başka bir şey değildir. Sınırlılık gerçekliğinde deneyimlere maruz kalan olursun. Uyanmaya başladığında, sınırlılıkların aslında kendi doğanı açığa çıkartmak için koyduğun engeller olduğunu farkedersin. Ve deneyimlerini bilerek yaratırsın.



2 yorum:

  1. Bizler "zamansız gerçekler"i yazarak,çizerek, konuşarak veya.... algılama yoluyla
    "zamanlı gerçeklere"
    dönüştürüyoruz. Burada aklımız mantığımımız da işe yarıyor. Doğal olarak sezgilerimiz de bizlere yardımcı oluyor.
    Çünkü "hayat" zamandır.
    Bu dünyanın kurgusu yapılmıştır.Bizler aklımızı ve mantığımız kullanarak, bilim yoluyla bilinmezleri keşfetmeğe çalışıyoruz.

    Onun için ATATÜRK "HAYATTA EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR" demiştir...

    Aman insanlar, ayaklarını yerden keserek, fazla yükselmesinler düşerek bir yerleri kırılabilir.
    "Düşünceleri", düşmelerine sebep olabilir.
    Şimdi herkes, modaya uyarak "kesinlikle" diyor. Bu söz her konuda doğru değil. İnsan hep aynı insan...

    Size bir şiirimi gönderiyorum:

    HAKiKAT'lim

    Seni
    hiçbir zaman
    ümitsiz ve çaresiz
    olmadığın için
    seviyorum

    seni
    her şeyin ümidi
    çaresi
    sevgisi
    hakikati
    sen olduğun
    ve
    sevgini
    karşılıksız
    koşulsuz
    sınırsız
    herkese sunduğun için
    seviyorum

    seni
    hiçbir zaman
    kaderim olarak düşünmediğim için
    ve
    olaylar ne kadar sevimsiz olursa olsun
    hiçbir olayın
    sana olan sevgimi
    yok edemeyeceğini bildiğim için
    ‘hakikat‘lim olduğun için
    seviyorum

    _/ ' zamanın sevgisi ' sorgulanabilir
    ama ‘HAKİKİ sevgi‘ sorgulanamaz _/

    Dingin ve özgür kalın...
    Selâm, sevgi...
    AYHAN GÖRÜR
    www.ayhangorur.blogspot.com

    YanıtlaSil
  2. Merhaba Ayhan,
    Şiirini paylaştığın için teşekkürler. Dediğin gibi, zamansız hakikati ancak birebir deneyimleyerek, yaşayarak bilebiliriz. Zamana ve şekle indirgenmiş hali ise sadece gölgesi olur. Ve insan gölgeden de yolu bulabilir. Tüm bu Kainat zaten o en özde olanın düşünün bedenlenmiş hali değil mi ?

    Zihin, sol beynin yaratımı olan Bilim ile araştırarak, inceleyerek, tezahür etmiş olanın teknik tarafını anlamaya çalışır. Elindeki verilerle diyalektik bi düzlem içerisinde olanı sebep sonuç ilişkisi içinde açıklayabilir ancak.

    Fakat, herşeyin öylesine değişmekte olduğu şu zamanlarda Bilim, Einstein'ın öncelik ettiği Kuantum kuramını öyle bir nokta da açılıma uğratmış durumda ki, Bilimin şimdiye kadar kullanmış olduğu araçların hiçbir işe yaramadığı, yeni bir gözle hatta kalp gözüyle bakmamız gereken bir alan keşfedildi. Kuantum alanı. Bu alan bizim ve evrenin çok boyutlu haline açılan bir kapı ve oraya ancak Kalp ve Zihnin birleştiği, bütünleştiği denge noktasından adım atabiliriz.
    Paylaşımın için teşekkür ederim..selamlar

    YanıtlaSil

 
^ Başa dön