Direkt Muhabbet ! 1

Sayfayı Yazdırın
send email

-Yükseliş nedir ?
Yükseliş, fiziksel bedenin bulunduğu yerden yukarı veya aşağı hareket etmesi, başka bir yere gitmesi değildir. Evrende aşağı ve yukarı hareket diye bir şey yoktur. Aşağı ve yukarı Dünyamıza has kavramlardır. Dualiteden Birlik ve bütünlük anlayışına geçiş bizi yükseliş sürecine sokar. Ve bu süreç hiçte sanıldığı gibi her şeyin olup bittiği, kendimizi cennetin ortasında bulduğumuz bir hal degildir. Daha çok, bizi karmik yaşam döngüsünde tutmuş olan inanç kalıplarının, duygusal travmaların ve bu mekanizmanın işleyiş şeklinin anlaşılması ve salınmasına izin verilmesi ile ilgilidir.
-Dualite nedir ? Bir insanın dualite gerçekliğinde varolması nedir?
Dualite kutupluluktur. Karşıtların birbirini varettiği bir gerçeklik boyutu, bir sistemdir. İnsanlık olarak bilinenin çok daha ötesi zamanlardan beri bu gerçekliğin içinde varolmakta ve kendimizi bu şekilde tanımlamaktayız. Ayrılık, sınırlılık yanılsamasının hakim olduğu bu gerceklikte her şey birbirinin karşıtı ile tanımlanır (iyi-kötü, ışık-karanlık, başarı-başarısızlık, aşağı-yukarı vs.). Birlik ve bütünlük anlayışının hakim olduğu yeni enerjide kutupsallık yoktur. Kesin öngörüler yoktur. Varoluş şimdide deneyimlenir ve “gelecek” şimdideki oluşumuzla şekillenir.
-Aydınlanma nedir ?
Yeni enerjide aydınlanma ve farkındalık sözcükleri birbirinin benzeridir. Dualitede sabit bir bakış açısı ve aynı kısır döngü hakimken, yeni enerjide farkındalığın kademeleri, düzeyleri vardır ve sonsuzdur. Farkındalık, Oluşun farklı boyutlarını deneyimlemek ve kendini tanımak, ifade etmek sürecinde iş gören en etkin araçtır.
-Yeni Enerji nedir ? Yeni enerjiye dair söylemler bu konularda daha önce zaten söylenmiş olanlardan pek farklı değilmiş gibi.
Hakikat tektir. Hakikatı idrak etmiş ve örnek teşkil eden varlıklar yeryüzünde her dönemde bulunmuşlardır. Onların sözleri, aktardıkları zamansız gerçeklerdir. Yani, zaman ve mekan kavramlarına tabi olmayan daha derin oluş hallerinden akan bilgi ve deyişler olduğundan, geçmiş ve geleceğin ötesindedirler. Yeni Enerji ise, metafor kullanırsak; Söylenmiş olan bu hakikatların tüm insanlık için kollektif boyutta yeşerip meyve verecegi topragın uygun hale geldiği dönemi işaret eden bir kavramdır. Yeryüzünün ve evrenin diğer boyutlarının birbirine geçmek, bütünleşmek ve çok boyutlu varlığımızın yaşanabilirliğini desteklemek üzere uygun manyetik ve fiziki değişimlerin başladığını ve mevcut olduğunu ifade eder. Bu değişimlerin başladığı döneme Dinlerde Kıyamet denmiştir.
-Dualiteden Yeni Enerjiye nasıl geçebilirim ?
Öncelikle şunu anlamak önemlidir. Dualiteden zorlayarak, direnç göstererek, onunla savaşarak çıkmaya çalışmak, Dualitenin kendisini güçlendirmekten başka bir işe yaramaz. Kendi dışında bir güce, kişiye, öğretiye, yönteme bel bağlamak aynı derecede sonuç vermeyecektir. Burada anahtar kavramlar izin vermek ve farkındalıktır. Direncinizi ve “dışarıdaki” arayışınızı fark edip gözlemleyerek akışa izin vermektir.
-Dualitede saplanıp kalmama neden olan şeyler ne olabilir ?
Her şey ve hiçbir şey. Bir geminin limana halatlarla sıkıca bağlandığı gibi, bizler de dualiteye karmik, zihinsel ve yaşamsal bağlarla bağlıyız. Korku tüm bu bağların ipliğinin ham maddesidir.
-Bu farkındalık ve uyanış şansına her zaman sahip değimliydik ?
Evet ve Hayır. Bugüne kadar içinde bulunduğumuz fizik boyutun ve İnsanlığın bilinç düzeyi bu farkındalığın gelişmesine ancak belli düzeylerde izin verebilecek ölçüde bir yapıya sahipti. Bu nedenle, geçmişte bu yola girmeye niyetlenenler sıkı bir inisiyasyon disiplininden geçmek ve maddenin kendilerini içine çekebilecek cazibesinden uzak durmak için, medeniyetten uzak, dağlarda, mağaralarda kendi içlerine çekilmek zorundaydılar.
-Değişim neden bizler için bu kadar zor ?
Zor olmasının nedeni, içgüdüsel olarak kendimizi şartlamış olduğumuz durağan ve sabit bir konfor alanına tutunmamızdır. Yaşamımızın öngörülebilir, hoş, güvenli ve bu şartların sürekliliğini garanti eder durumda olmasına bayılırız. Bu şartlar her ne kadar sıkıcı ve bizi içe çökerten bir halde tutsa da, sağladığı görece güvenlik kuşağına tutuk haldeyizdir. Bu görece konfor alanının duvarları çatırdamaya başladığında ise Tanrı’ya döner ve yakarırız. Ama bilmeyiz ki o duvarı çatırdatan zaten Tanrı’nın kendisidir.
-Tanrı’yı nasıl tanımlıyorsun ?
Tanrı kelimesi birçok farklı bilinç ve Din tarafından farklı algılanmakta ve haliyle bu “TEK” kelime içerisinde O’na yönelen bilince göre farklı anlamlar barındırmaktadır. Yeni Enerji dediğimiz dönemde Tanrı, bireyin aracısız olarak bağlı olduğu kendi en yüksek ve her şeyi kapsayan BEN’liğinin ifadesidir. Varlığın bu boyutta algılanan veçhesi, hem TEK hem de çok olan O’nun iki ucunun birleştiği, kendisinden ayrı olmayan bir veçhedir. Bu nedenle İnsan kutsaldır.
-Yeni Enerji yi anlatan en iyi kaynak olarak ne önerirsin ?
En iyi kaynak kendinsin. Kaynak her zaman “şimdi” de mevcuttur. Yaşama ve kendine “şimdi”de yeni gözlerle bakmaya niyet ettiğin zaman kaynak kendisini açar. Bu sorulara ve cevaplara tesadüf eserimi yöneldiğini sanıyorsun ?
-Karma nedir ? Yeni Enerjide yeri varmıdır ?
Karma, etki ve tepki yasası ile ilişkilendirilse dahi, bir ödül ve ceza sistemi değildir. Basitçe ; eyleme geçirdiğimiz şeylerin belli bir hareket kalıbı içerisinde zamana bağlı olarak sonuçlarının önümüze çıkması halidir. Bu sonuçlar kendimizi tanıma adına içlerinde dersler barındırırlar. Ancak doğru ve yanlış hareket diye bir şey yoktur, sadece dersler vardır. Karma düşük bilinç düzeylerinde kendini tanımanın bir aracı olarak iş gören sistemdir. Aslında çok karışık ve iç içe geçmiş şekilde işleyen bir sistemdir. İnsanlık olarak, ortak inançlarımızın eylemlerinde ortaya çıkan karmik sonuçlar olduğu gibi, bireysel ( örneğin ; yükseklik korkusu, kişilik yapısına bağlı tüm negatif ve pozitif addedilecek özellikler ), grupsal ve galaktik kökenli karmalar mevcuttur.
Yeni enerjide Karma yoktur. Korku ve beklentiden arınmış saf niyet ve yaratım vardır. Karmik yollarla öğrenilmiş olan dersler sonucu ortaya çıkan yeni anlayış düzeyinde varlığın algısı “şimdi”de mevcuttur ve varlığı farklı bir düzeyde titreşmektedir.
-Bir İnsan aniden Aydınlanabilirmi ?
Hayır. Enerjisel olarak titreştiğimiz düzey ve farkındalığımızın düzeyi birbirine bağlıdır. Farkındalık, kademeli olarak kişinin kendi özgünlüğünde genişler ve derinleşir. Fiziksel titreşim ise buna uygun şekilde rezone olur ve değişir. Ani aydınlanma diye bir şey olsaydı biyolojik yapımız ve sinir sistemimiz bu yüksek düzeyde enerjileri kaldıramaz, psikolojik dengemiz altüst olurdu. Örneğin ; 220 Volt akımı kaldırabilecek şekilde yapılmış bir elektrik kablosuna aniden 1000 Voltluk bir akım verirseniz o kablo yanar. Bu nedenle, yükseliş süreci en uygun şekliyle kaldırabileceğimiz ölçüde dengelerle kademeli olarak işler.
-Yükselmiş Üstatlar ve Başmelekler varmıdır ? İnsanlığa yardım ediyorlarmı ?
Evet. Dualite bilinci içerisinde yaşayan insanlara yardım etmek üzere mevcutturlar. Ancak bu yardım onlar adına bir şey yaparak değil, potansiyelleri göstererek ve bilgi vererek seçimleri ile aldıkları yolda onlara destek olmak ve rehberlik sunmak şeklindedir. Yolu yürüyen insanın kendisidir. Yeni Enerjide uyanmış olan insanın rehberlik kaynağı kendi özüdür.
-Yükseliş sürecinde yaşıyor olduğum semptomlar depresyon ve umutsuzluk halleri şeklinde ortaya çıkıyor. Neden böyle ?
Depresyon ve umutsuzluk, dualite gerçekliğine bağlı olarak şekillenmiş, zihnimizde barındırdığımız tüm beklenti ve tatmin olmaya yönelik kalıpların dağılıyor olmasının sonucu olarak ortaya çıkan, egonun tepkime verişinin halleridirler. Bu belirtilere dair yazıya bir göz atın.
-Yani, bir Doktor’a görünmeme gerek yokmu diyorsun ?
Hayır. Bunu sen söylüyorsun. Ayırt etme yeteneğini ve sezgisel rehberliğini kullanarak buradaki bilgilerin senin için uygun olup olmadığına karar verecek ve seçimlerini bu yönde yapacak olan sensin. Doktor’lar ve ilaçlar bir düzeyde yardımcı olurlar. Ancak gerçek şifayı veren kişinin kendisidir, niyetidir. Problemler çözümleri içinde barındırırlar. Ancak gerçekte problem diye bir şey yoktur. Problem olduğuna inandığımız ve bu inancın gücüyle yaratmış olduğumuz duygusal haller ve fiziksel hastalıkların “şimdi”nin farkındalığında ve izin vererek, bir nefes alıp verme gibi basit bir şekilde salınma olasılığı vardır. Sen bu söylediklerimi yine de bir reçete olarak algılama. Neye inanıyorsan seçimini o doğrultuda yap.
-Bu sohbet devam edecekmi ?
Evet ama yoruldum bu akşam. Biraz dinlenmem, bir sigara içmem gerekiyor.
-Bir dakika lütfen, hem bunlardan bahsediyorsun hem de sigaramı içiyorsun yani ?
Evet, aynen öyle. Bunu daha sonra konuşalım lütfen. Hem sende git bu sohbeti bir daha gözden geçir, tefekkür et. Sonra görüşürüz. Devam edeceğiz, merak etme.

4 yorum:

  1. bu konu ancak bu kadar güzel anlatılırdı,tebrikler.devamını bekliyoruz...

    YanıtlaSil
  2. Devamı sigaramı içtikten sonra..:-))

    YanıtlaSil
  3. Yazılarınızı dikkatle takip ediyorum.Benliğinizin yansımalarında başarılar diliyorum... Sevgiler...
    www.ayhangorur.blogspot.com

    YanıtlaSil
  4. Teşekkürler Ayhan Bey. Sizin siteniz de bayagı geniş içerikli. Görüşmek üzere..

    YanıtlaSil

 
^ Başa dön